WhatsApp

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Polikistik over sendromu; yumurtalıklarda küçük ve iyi huylu çok sayıda kistin oluşumu şeklinde gelişir. Kadınlarda PCOS belirtilerinin %30-40’ı önlenebilir durumdadır. PCOS (Polikistik Over Sendromu) günümüzde üreme çağındaki kadınlarda (%5-21’inde) sık görülen bir endokrin bozukluktur.

Yüksek androjen salınımı ve anormal insülin aktivasyonu PKOS’a zemin hazırlarken, hastaların %70’inde hirşutizm ve adet düzensizliği oluşmaktadır. İnsülin direnci ve hiperinsülinemi; androjen sentezini arttırmakta ve seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düzeyini azaltmaktadır. Androjen sentezinin artması ve seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düzeyinin azalması hormon bozukluklarına sebep olmaktadır. Obezite; D vitaminin biyoyararlanımını azaltmakta ve hiperandrojenizm, hirşutizm, infertilite gibi bazı PKOS bulgularının görülme riskini arttırmaktadır.

Polikistik over sendromu (PKOS); hiperandrojenizm, insülin direnci, adet düzensizliği, infertilite, hirşutizm, dislipidemi, hipertansiyon, diabetes mellitus, kardiyovasküler hastalıklar ve abdominal obezite ile karakterize endokrin bir hastalıktır. Yapılan çalışmalarda PKOS’un obezite, menstrual siklus bozukluğu, hiperkolesterolemi, hirşutizm, cilt ve iştah sorunları, artmış kan glukoz düzeyi ve hormon dengesizliği gibi tipik semptomlarının beslenme ile düzeldiği belirlenmiştir. Bu nedenle PCOS’ta beslenme danışmanlığı almak danışana fayda sağlayacak insülin direnci başta olmak üzere diğer hastalıkların da kontrol altında tutulmasını sağlayacaktır. Diyabet ve kalp-damar hastalıklarının gelişimini kolaylaştırarak yumurtalık fonksiyon bozukluğunu etkiler.

 

PCOS ve Obezite

PCOS’ta şişmanlık sonucu artan yağ dokusu hormon dengesini bozmakta ve vücutta stres yaratmaktadır. Obez PKOS’lu kadınlarda ghrelin düzeyinin düşük olması ağırlık kaybına engel olabilmektedir. Ghrelin düzeyindeki farklılıklar vücut ağırlığı, pankreatik ve endokrin işlevler, glukoz metabolizması ve over işlevleri ile ilgili düzensizliklere yol açmaktadır. Beslenme ve diyet listeleri, egzersiz ve kilo kaybıyla PCOS’un hafiflemesi öngörülmektedir.

PKOS’lu kadınların %50’den fazlası hafif şişman veya şişman olduğundan ilk aşama kilo vermeye yönelik olmalıdır. Vücut ağırlığının %5-10 oranında azalması ile hormon düzeylerinde (adiponektin, rezistin, leptin) düzelme sağlanmaktadır. Danışanlarımızda kilo verme ve kan glukozunun dengelenmesi, insülin direncinin azaltılması, dolayısıyla androjen düzeylerinin düzenlenmesi hedeflenmektedir.

PCOS’ta Beslenme

Besinlerin glisemik indeksinin düşük olması, insülin direncinin azaltılmasında dolayısıyla tokluk hissinin oluşması ve acıkmanın gecikmesinde önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla PCOS’u olan bir kadının beslenme ve diyet programının karbonhidrat içeriği glisemik indeksi düşük besinlerden oluşmalıdır. Yüksek glisemik indeksli karbonhidrat alımı; dislipidemiye ve kilo alımına neden olur ayrıca açlığı ve karbonhidrat özlemini uyarır.

Diyetin protein içeriğinin yüksek olması, tokluk sağlarken insülin duyarlılığını arttırmakta üreme ve endokrin işlevleri düzeltmektedir.

Diyetin toplam enerjisinin %25-30’u yağdan, bunun %10’undan azı da doymuş yağlardan (margarin, palm yağı, Hindistan cevizi, tereyağı) gelmelidir. Günlük alınan enerjinin %2’sinden fazlasının trans yağ asitlerinden gelmesi durumunda infertilite riski arttığından trans yağ alımından kaçınılmalıdır. Yağ toplam enerjinin ≤ %30'u ile sınırlandırılmalıdır. Toplam yağ, doymuş yağ asitleri ve kolesterol tüketimi azaltılmalıdır. PKOS’lu hastalarda çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin diyete ek olarak omega 3 yağ asidinin doktor kontrolünde alınması önerilmektedir. Diyette çoklu doymamış yağ asitlerinin artması insülin direncini azaltarak, kontrolsüz insülin salınımını engellemektedir. Bu da androjen salınımında azalma sağlamaktadır.

Diyette posa kaynağı olan sebze, meyve ve tam tahıllı besinlerin daha çok yer alması sağlanmalıdır.

Ayrıca sigara içilmemeli ve alkol kullanılıyorsa azaltılmalıdır.

Kişiye ve hastalığa özel beslenme ve diyet listelerinde kan glukozunun düzenlenmesi için öğün sayısının arttırılmasında yarar vardır.

PCOS’ta öğünler nasıl yapılmalıdır?

PKOS’ta kan glukoz kontrolünün sağlanması için öğün atlanmamalıdır.

Özellikle kahvaltı öğünü gece boyunca düşen kan şekerini olması gereken seviyeye çekebilmemiz için önemlidir.

Günde 3-4 öğün tüketilmelidir.

Öğün sayısının arttırılması ve besin çeşitliliğine dikkat edilmesi kan glukozunun düzenlenmesi bakımından önemlidir.

 

PCOS’ta diyet, egzersiz ve davranış değişikliği olmak üzere üçlü bir programın jinekolog, endokrinolog, diyetiysen, fizyoterapist ve psikolog gibi meslek gruplarından oluşan multidisipliner bir ekiple çalışmak danışana daha faydalı olacaktır.

 

 

Online Randevu Al

Online randevu alarak işlemlerinizin daha hızlı olmasını sağlayabilirsiniz. Önceden rrandevu alarak sıra beklemezsiniz.

Yukarı Çık